Yazı Detayı
16 Mart 2020 - Pazartesi 14:58 Bu yazı 495 kez okundu
 
KÖY ENSTİTÜLERİ
Tanju Çığranış
cigranis@mynet.com
 
 

 

Eğer Bir yerde kitaplar yakılıyorsa orada eninde sonunda insanları da yakacaklardır.

Köy Enstitülerindeki kitapları sakıncalı diye yakanlar 40 yıl sonra madımakta insanları yakacaktı. Hatta Köy Enstitülerine gayri milli ve fuhuş yuvası diyen zihniyet yıllar sonra andımızı kaldıracak milletin adına Türk demekten imtina edecek ve yine bu milletin çocuklarını tarikat yurtlarında istismarın kollarına atacaktı.
Şimdi Soralım;  Araştıran ve sorgulayan bireyler yetiştirdiği için toprak ağalarının ve din tüccarlarının korkulu rüyası olan K.Ens. kapatılmasaydı, acaba ilkokul mezunu bir meczubu mehdi zannedenlerin darbe yapmaya kalkıştığı bir ülke olur muyduk?..
Herkesin bir müzik aleti çaldığı resim, tiyatro ve heykel dersleri bu okullar kapatılmasaydı, bugün resimleri yırtar, heykelleri yıkar, kadınlarımızı tiyatro sahnelerinden men eder miydik?..

 

Yıllar sonra bile İsrail’in modelini bizden alıp uyguladığı K.Enst. kapatılmasaydı, çocuklarımız her sene sil baştan inşa edilen yap boz sistemlerine ve adaletsiz sınavlara maruz kalır mıydı?
Arıcılık, marangozluk, demircilik ve tarım derslerinin verildiği K.Enst. kapatılmasaydı, dışarıdan saman ithal eder miydik ve köyden kente göç olur muydu?
Ağaların altında ezilen köylüyü aydınlatan ve onlara önderlik eden öğretmenleri yetiştiren köy ens. kapatılmasaydı 40 yıldır terörden zarar gören ve uluslararası güçlerin oyun alanı olan bir Ülke olur muyduk?

 

RAKAMLARLA KÖY ENSTİTÜLERİ

Enstitü ilk mezunlarını 1942 yılında vermiştir. Enstitülerin klasik öğretmen okuluna çevrildikleri 1952 yılına kadar ilköğretime kazandırdığı öğretmen ve eğitmen sayısı 1398 kız 8646 erkek eğitmendir.
 Köy Enstitüleri öğretmen ve eğitmen sayısı;  1398 kız, 15,943 erkek öğretmen, 29 kız, 8646 erkek eğitmen. Tablodan anlaşılacağı üzere Köy Enstitüleri Türkiye’ye öğretmen ve eğitmen olarak toplam 26,016 eğitimci kazandırmıştır.1941-1942 öğretim yılında 3899 olan 5 yıllık öğretmenli köy okulu sayısı yalnızca 10 yıl sonra 19,268’e ulaşmıştır.
Öğrenci sayısı da aynı yıllarda 395,000’den 1,300,000 ‘a yükselmiştir.
1940-46 yılları arasında köy enstitülerinde 15,000 dönüm arazi tarıma elverişli hale getirilmiş ve üretim yapılmıştır. Aynı dönemde 750,000 yeni fidan dikilmiş 1200 dönüm bağ oluşturulmuştur.150 büyük inşaat, 20 uygulama okulu, 260 öğretmen okulu, 36 ambar ve depo 48 ahır ve samanlık, 12 elektrik santrali, 16 su deposu, 100 km yol yapılmış, binlerce büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştirilmiştir.

 

Sonuç olarak bu proje, kısa zaman diliminde uygulansa dahi olumlu anlamda sonuçlarını göstermiştir. Sonraki yıllarda dahi Unesco tarafından özgün bir model olarak nitelendirilmiş ve bir kalkınma yöntemi olarak gelişmekte olan ülkelere önerilmiştir.

 

Bugün bile okullarda verilen eğitim ne yazık ki birçok yönüyle Köy enstitülerinden geridir. Üst düzey bir eğitimden geçen köy çocukları, yine köylere gönderilerek her anlamda köyün kalkınması için canla başla çalışmışlardır. Fakat bu anlayıştaki öğretmenlerin faaliyetleri kurulu düzende yer alan ve statüsünü kaybetmek istemeyenlerce rahatsızlıkla karşılanmış ve bu rahatsızlık 1946 seçimlerinden itibaren Türkiye’de oluşan karşı devrime destek olarak yansımıştır.
Köy Enstitüleri aynı şekilde devam etseydi 10 yıl içinde Türkiye’nin tüm köyleri öğretmene kavuşacaktı.

 

Bu sayede okuma-yazma sorunu aşılmış olacak, sosyal ve kültürel kalkınmanın önü açılacaktı. Ne yazık ki gündelik siyaset ve oy hesapları, Türkiye’nin kalkınmasına tercih edilmiştir. İsmail Hakkı Tonguç’un Mimar Asım Mutlu’ya söylediği sözlerde her şeyi özetlemektedir;

Biliyor musun, politikacıların çoğunun bizim çocuklardan ödleri kopuyor, biliyorlar ki bu çocuklar ileride onlar gibileri seçmeyecekler.

 

 

 
Etiketler: KÖY, ENSTİTÜLERİ,
Yorumlar
Haber Yazılımı