Yazı Detayı
22 Temmuz 2019 - Pazartesi 09:48 Bu yazı 239 kez okundu
 
GALİÇYA CEPHESINDE TİRELİ BIR CENGAVER MAHMUD ÇAVUŞ
Bahadır Güçlü
buyuktire
 
 

Harb Mecmû’ası Kasım 1915 ile Haziran 1918 arasında Harbiye Nezareti tarafından neşredilmiştir.  Üç yıl boyunca on beş günde bir çıkarılmıştır. Bu mecmû’anın niçin çıkarıldığını ilk sayıdaki şu cümlelerle açıklamış olalım:

 

“(… ) Sevgililerini kurbân verip yürekleri sızlarken vatanın istikbâlini, o dâimâ genç ve dinç ümîdi ruhlarında sevip okşayan analar, babalar, kadınlar, kardeşler, kızlar, oğullar bu sahîfelerde mu’azzam bir âile olan büyük ordunun şânlı menkıbelerinde ve levhalarında ferdlerin şânını da sezerek öğünecekler ve her şey’i en bî-taraf bir beyinle muhâkeme eden ‘yarın’ bu sahîfelere bakarak Avrupa’yı kırmızıya boyayan bu cihân cenginde Türkiye’nin mevki’ini ta’yîn edecek ve bununla onun hakkında kat’í i’lâmı verecek: Türkiye ölmeyecek; yaşayacak ve büyüyecek. (…)” *

 

İşte bu mecmû’anın kıymetini yukarıda açıkladıktan sonra esas konumuza gelelim;

 

                1. Cihan Harbi Türk devletinin kurulduğu coğrafyadan, yıkılma sürecine geçtiği ve aldığı son ağır darbelerden birisiydi. Bir çok cephede savaşan Türk askeri elinden geleni göstermişti. Bu cephelerden birisi olan Galiçya Cephesinde (Temmuz 1916- Ağustos 1917)  Tireli olan Bekir oğlu Mahmud,  Harp Mecmû’asının kahramanlık menkıbelerine konu olmuştur. 62. Alay (Alay Komutanı- Nazmi**) 2. Tabur 9. Bölükte görev yapmaktaydı.  Aynı bölükte görev yaptığı üç arkadaşı ile Rus siperine süngü ile girerek onlara zayî'at verdirmişlerdir. İşte bu olayı anlatan kısmı olduğu gibi paylaşıyorum:

 

“ (…) Dört kahraman askerimiz bir hücûm kazanıyor, koca bir siperde bir sürü Rus süngülüyor, bir sürü Moskof esîr ediyor. 421 rakımlı tepenin müdâfa' sına Üçüncü Tabur me'mûr idi. 11 Eylül’de Ruslar hiçbir zaman muvaffak olamadıkları hücûmlarına yine başlamışlardı. İhtiyâtda bulunan bölükten zâbit nâmzedi Abdulhamid Efendi kumandasındaki takımıyla sağ cenâhın takviyesine lüzûm gördü. Abdulhamid Efendi takviyeye giderken, düşmanın topçu ateşiyle tamâmen tahrîb edilen bir siperimizi Rusların işgal ettiğini gördü. Takımından Mahmud Çavuş’la, Kamil Onbaşı’yı ve nefer Mehmed’i yanına aldı.  Bu dört arslan bir hamle ile, Rus siperine bî-pervâ girmişlerdi.  İnsan Osmanlı askerinin süngü kullanmadaki mahâretini böyle zamanlarda görmeli, birbirini  müte’âkib delik deşik olan Rus cesedleri üst üste yığılırken bu dört bî-emân süngünün Moskof dimâğında hâsıl ettiği hiss-i hirâsın azametine dikkat etmeli ki altmış Moskof silahlarını yere atarak teslîm-i nefs etmeyi câna minnet bilmişlerdi.(…) “*** 

 

Başta  Bekir oğlu Mahmud Çavuş olmak üzre ve tüm vermiş olduğumuz şehitlerimizi ebedi hürmetle anıyorum…

 

*Harb Mecmû’ası, Yıl 1, Sayı 1, Teşrin-i Sani 1331, sayfa 6.

**İsmet Görgülü, On Yıllık Harbin Kadrosu, Türk Tarih Kurumu, Ankara, 1993, sayfa 178.

*** Harb Mecmû’ası, Yıl 2, Sayı 21, Şevval 1335, sayfa 334.

 

TARİHÇİ BAHADIR GÜÇLÜ

 
Etiketler: GALİÇYA, CEPHESINDE, TİRELİ, BIR, CENGAVER, MAHMUD, ÇAVUŞ, , ,
Yorumlar
Haber Yazılımı