Yazı Detayı
05 Ekim 2020 - Pazartesi 11:53 Bu yazı 133 kez okundu
 
BÜYÜK HAVUZLU’DA ŞENLİK VAR
Sadık Medin
buyuktire
 
 

Gel deyince gelen, git deyince giden kişileri arkadaşlık ortamında sevmeyen yoktur. Bu kişiler adeta ; Köroğlu’nun Ayvaz’ı, düğünlerin derneklerin Kamber’i konumundadırlar.Kimisi yaren sohbetlerinin aranılan sohbet kişisi, kimisi Marko Paşa gibi, sadra şifa olmasa da mutlaka yegane danışılanıdır.Çözüm üretemese de, başından sizi savsa da  tatlı diliyle sıkıntınızı hafifletir.Bilhassa ev taşıma işlerinde elini taşın altına koyan bütün beyaz eşyalarınızı beşinci kattaki dairenize taşıyan kişilerin adları adresleri hiç mi hiç aklınızdan çıkmaz.Bu gibi aranılan kişileri ikide bir kiralık evlere taşınanlara ilden ile tayini çıkanlara sormak gerekir. Hatır için hamallığı göze alan bu kişiler, her zaman pehlivan yapılı iri kıyım olmayabilir. Kılkuyruk diyebileceğiniz nice çetin cevizler vardır ki.öyle tipleri iddiaların havada uçuştuğu, meraklı bakışların göz kırpıştırdığı mekanlarda rastlayabilirsiniz.

 

Şehrin mesire yerlerinden en tanınmışı, altmışlı yılların ünlü Büyük Havuzlu’sundayız. Yıl 1963. Yaşlı bir kara servinin şehre bakan yönünde köfte pilav ve birkaç kap sulu yemek pişirilen bir büfe.Büfenin önünde şehre parelel dört metreye on metre genişliğinde bir havuz.

 

Havuzun alt tarafında, doğulu batılı aralıklarla sıralanmış sekiz on masa ve sandalyeleri.Birkaç metrelik bir boşluktan sonra,yemeğe ve içmeye gelenlerin yüz metrelik yamaçtan Yalınayak semtine yuvarlanmamaları için beton büzlerden yapılmış bir korkuluk.

 

İlkbaharın son günleri.Günlerden pazar.Öğleden sonra birkaç aile masalara kurulmuşlar çaylarını kahvelerini içmekteler. Laf lafı açıyor, kimi sigara paketini açıp sigarasını tellendiriyor.Çocuklar gazozlarını ağır ağır içmekte bir yandan da çiğdem çekirdek çitletmekte. Masaların diğer uç kısmında da bekarlar var.Nargilesini fokurdatanlar,dama veya tavla gibi oyunlarını seyirci önünde oynayanlar var.Öğle,ikindi derken akşam yemeği vakti geliyor.

 

Aileler evlerine dönmekte olsun boşalan masalara üçer beşer yeni müşteriler geliyor.

 

Güneşin batmasıyla birlikte yemek faslı başlıyor.İlerleyen saatlerde pikaptan gelen müziğe sarhoşların berbat sesleri eşlik ediyor.Arada bir efkarlı naralar yükseliyor.Nargile tiryakilerinden birisi “Ateeeşşş..” diye bağırıp lülesine ateş istiyor dümeniyle akortsuz narayı bastırıyor.Bir başka masada gülüşmeler,diğerinde yan masaya sataşmalar oluyor.Şef garson masalar arasındaki ihtilafları güler yüzüyle nazik diliyle hallediyor.

 

Yemekler yenilmiş kafalar tütsülenmişken masalar arasında tam orta yerdeki küçük meydana sallana sallana iki sarhoş çıkıyor.Bu iki kişinin aralarında kavga çıkacak sanılırken ikisi tokalaşıp birbirine sarılıyor.Bir daha,bir daha sarıldıktan sonra bu ikisini arkadaşları ayırıp ortaya bir sandalye getiriyorlar.Dili alaycı,bileği güçlü olanı sandalyenin arka ayağından birini kapmış arkadaşına sesleniyor:

 

-On sandalyeyi havaya kaldırmazsam bana da Cazgır Cevat demesinler.

 

-Senin lakabın zaten Cazgır.Sana Cazgır demeyeceğiz de ne diyeceğiz.

 

-Cevatsız Cazgır olur mu? Olmaz.Sana Sipsi denilince biri  pisi pisi gel pisipisi diyor.

 

-Ben kızmıyorum.Sen ne diye kızıyorsun ki.Kaldır bakalım on sandalyeyi Cazgır Cevat.

 

-Kaldırırsam yarın akşamki ziyafet senden.Tamam mı?

 

-Benden olsun.Kaldıramazsan senden olsun.Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın.

 

 

Sandalyeler üst üste konula konula onu bulur.Cazgır Cevat arada bir ağırlığı yoklar ağırlık eline hafif gelmektedir.Üç sandalye daha konulur.Birkaç kişiden kıskıs gülme sesleri gelir.Etraftan ha gayret Cazgır Cevat tezahüratları yükselir.Bir,iki,üç deyip on üç sandalyeyi bir sağa bir sola belini kıra kıra  alkışlar eşliğinde havaya kaldırır.Sipsi arkadaşını alkışlayıp tebrik eder.Birbirlerine sarılırlar daha sonra masalarına geçerler.

-Cazgır birader ziyafeti hakettin.On sandalyeyi her babayiğit kaldıramaz.

 

-Sipsi kardeş on değil on üç sandalye kaldırdım.O üç sandalyeyi kim yığdıysa ziyafetin yarı parasını o kerataya yükle.Ben yanıma iki arkadaş daha getireceğim.O kerata cezasını çekecek.Tamam mı?

 

-Tamam tamam Cazgır Cevat.O kıla epeydir kıl oluyordum zaten.Ziyafetin yarısı ondan.

 

18 Eylül 2020 Samatya- Mehmet Sadık Medin

 
Etiketler: BÜYÜK, HAVUZLU’DA, ŞENLİK, VAR,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
13 Eylül 2020
ANYA MANYA KUMPANYA 2010
361 Okunma.
30 Temmuz 2020
MANGIRMATİK - ÇERÇÖPATIK
407 Okunma.
11 Temmuz 2020
AH KEDİ VAH KEDİ
550 Okunma.
25 Haziran 2020
ÜSTÜVANE CAMBAZI VELİ
458 Okunma.
13 Haziran 2020
MASKESİZ BEŞLER VİRÜSE KARŞI
474 Okunma.
06 Haziran 2020
ÇAVUŞ’UN KAHVESİ
1204 Okunma.
22 Mayıs 2020
VAY KÖYLÜM VAY
550 Okunma.
22 Nisan 2020
KORNA, KORONAVİRÜSE KARŞI
917 Okunma.
19 Aralık 2019
DİLİMİZ TÜRKÇE
800 Okunma.
03 Aralık 2019
ÜÇ KAFADAR İZMİR FUARINDA
639 Okunma.
25 Kasım 2019
CAVİT YILDIRIM ve CAN EDEBİYAT
720 Okunma.
15 Kasım 2019
AB'YE GİRDİK DE NE OLDU?
587 Okunma.
11 Kasım 2019
ÜÇ KAFADAR İZMİR FUARINDA
552 Okunma.
02 Kasım 2019
BİR TELEFON GÖRÜŞMESİ
646 Okunma.
26 Ekim 2019
KALAYCI KALFASI MOLLA MEHMED
657 Okunma.
19 Ekim 2019
KASABANIN UFO'SU
533 Okunma.
28 Eylül 2019
ÇA­­YCI ÇI­­RA­­ĞI - TA­­KA­­VİT
828 Okunma.
21 Eylül 2019
KAMURAN ŞİPAL SON ÖĞRETMENİM
668 Okunma.
14 Eylül 2019
GÖZÜM BİR YERDEN ISIRIR
679 Okunma.
14 Eylül 2019
GÖZÜM BİR YERDEN ISIRIR
358 Okunma.
30 Ağustos 2019
SEVDA
667 Okunma.
18 Temmuz 2019
ŞİİRİN GÜCÜ
893 Okunma.
17 Temmuz 2019
ŞAKİR YILDIZ, YANILMADINIZ
729 Okunma.
16 Temmuz 2019
ŞAKİR YILDIZ GELİYOR
745 Okunma.
25 Haziran 2019
NASİHAT GİBİ
689 Okunma.
11 Nisan 2019
SAYIN BAKALIM SAYIN
1365 Okunma.
11 Mart 2019
KELİMELERİN KARDEŞLİĞİ
1863 Okunma.
30 Ağustos 2018
FESLEĞEN FESTİVALİ
6172 Okunma.
30 Nisan 2018
BORDRO MAHKÛMLARINA
6116 Okunma.
Haber Yazılımı