Yazı Detayı
19 Haziran 2014 - Perşembe 10:02
 
KARNE KİMİN
Resül Kara
tire_inklap@windowslive.com
 
 

Bu güne kadar psikologlar, danışmanlar veyahut bu işle ilgili kim varsa zayıf karne nedeniyle çocuklarımızı kızmamamızı önermişler ve bu konuda çeşitli bakış açılarından olaya bakmamız gerektiğini söylemişlerdir. Bu gün ben olaya hiç bakmadığımız bir yönden bakmaya çalışacağım ve ben de zayıf karnede öğrenciyi değil eğitimcileri ölçmenizi önereceğim. Hani çocuklarımızın sık sık yakındığı bir konu vardır ya genelde öğretmen işlemediği üniteden soru sormuştur,  biz bunu hep sınav kötü geçtiği için çocuk bahane uyduruyor diye düşünürüz ama aslında çocuk doğru söylemektedir. Öğretmen üniteyi yetiştirememiştir ama soruları internet ortamında indirip üniteyi işleyen bir öğretmenin sorularını sorduğu için bu durum zuhur etmiştir. Yani öğretmen soruları kendisi hazırlamadığı gibi zahmete girip soruları bakmamıştır bile.  Buyurun şimdi bu başarısızlığın nedeni öğrenci midir öğretmen midir siz değerlendirin. Artık öğrenci de olayı uyanmıştır büyük sınıflar internetteki soruları tarayarak sınava hazırlanmaktadır. Fakat öğretmen boş durur mu tabii ki durmaz şimdilerde az biraz zahmete girseler de indirdikleri iki üç sınavın sorularını karma yapıveriyorlar internettekiyle birebir örtüşmesinin önüne geçiyorlar.  Olayın farkında olan öğrencinin gözünde öğretmenin saygınlığı zamanla örseleniyor. Çünkü öğretmen kendisi için emek vermemekte ama emek vermişçesine saygı beklemektedir. Siz olsanız sizin gözünüzde de zamanla saygınlığı örselenmez miydi? Durum böyle olunca öğretmen hırslanıyor ve egosu doğrultusunda sözüm ona öğrencinin sözlü notunu silah olarak kullanarak kaybettiği saygınlığı geri kazanmaya çalışıyor ama Sayın öğretmenim bunu yaparken öğrenciye onursuzluğu, yalaka olmayı öğrettiğinin farkında bile değil. Öğrencinin yetiştiği ortamda onur çok önemli bir olgu ise bu defa öğretmen öğrenci çatışması baş gösteriyor çünkü herkes çekilince gelecek uysal bir koyun değildir. Ama öğretmenin elinde sözlü notu gibi bir silah varken öğrenci bu savaşta yenilmek zorundadır. 2012 yılına kadar sözlü notu yazılı notu ortalamasından düşük olamıyordu ama 2012 yılında yönetmeliğin bu maddesi kaldırılınca artık öğretmen öğrenciye karşı bu silahı çekinmeden kullanmaya başladı. Tabi tüm bunlar yaşanırken adı Okul Müdürü veya Eğitim Yöneticisi olan yöneticilerinde birçoğu ya olayın farkında olmuyor ya da seyirci kalıyor hatta bazısı daha Yöneticilik ve Liderlik vasıflarını kazanamadığından dolayı bu tür öğretmenlerin elini öperek ya da onları ödüllendirerek koltuğunda kalma çabası içerisine giriyor. Eğer konumuz ve işimiz eğitimse ödül de ceza da öğretmenin eğitim kalitesi kriterine göre belirlenmelidir ama günümüzde insanların yaptıkları iş dışında verdikleri başka başka çabalar için ödül ve ceza belirlenir duruma geldi ise orada mantar bitmesi kaçınılmazdır. Yani değerli kamuoyu çocuklarınızın getirdiği karnelerle sadece çocuğunuzu ölçmeyin öğretmenini, müdürünü ve eğitim sistemini de o karne ile ölçebilirsiniz.

Bunu böyle söyledik diye bütün eğitim camiası böyle değil tabii ki içlerinde parmakla gösterilecek kadar az da olsa helal süt emmiş müdürlerimiz ve öğretmenlerimiz var onların önünde ancak saygıyla eğilebiliriz onlara söz söylemek ne işimiz ne de haddimizdir onların yeri hep ayrıdır.

Çocuklarımız bu ülkenin yarınıdır o yüzden öğrenci velileri karnedeki zayıflardan dolayı çocuklarını kızmadan önce lütfen konuyu biraz araştırsın gerçekten zayıfları öğrenci mi almış yoksa öğretmen mi vermiş bir baksın. Öte yandan eğitimcileri de uyarıyoruz eğitim sizin işiniz ancak bir tek sizin bildiğiniz iş değil. Herkes işini hakkını vererek yapsın, yapamıyorsa da bıraksın yapabilen birileri nasılsa bulunur. Sizlere verilen paye sadece öğretmenlik veya müdürlüktür ülke yönetimi değil kendinizi kral falan zannederek yaş ortalaması kırk olan sizlerin yaş ortalaması 12 olan çocuklarımızın geleceğiyle oynamanızı daha fazla müsaade etmeyiz unutulmasın ki her çocuk bir değerdir yetiştirilebildiği ölçüde,  eğer yetiştiremiyorsanız kenara çekilin ve kimsenin geleceğiyle de oynamayın.  Herkes sizler gibi kolay para kazanmıyor kimler hangi güçlükle o çocuklarını okutmaya çalışıyor bilemezsiniz. Çocuklarını okutmak için kaç kişinin hayatını vakfettiğini tahmin dahi edemezsiniz çünkü birçoğunuz o çocukların geldiği topluma yabancısınız ve o insanların nerede yaşayıp ne yiyip ne içtiğinden bi habersiniz. Eğer bu topluma öğretmen olacaksınız “çocuklar yokken hiç gocunmadan üç ay okula gelirim yeter ki onlar olmasın demeyeceksiniz”  o çocukları, ailelerini, yaşam standartlarını, varsa davranış bozukluklarının nedenlerini araştırarak o çocuklara öğretmen olacaksınız, kendinizi bakıcı olarak görürseniz bakıcı kalırsınız öğretmen değil. Cami ne kadar büyük olursa olsun artık imam bildiğini okuyamayacak her yanlışında “sübhanallah” nidasını bizlerden işitecektir.

 

                                                                                                              Kuvayı Miiliye Eğitim Sendikası

                                                                                                          İzmir Bölge Başkanı

                                                                                                                Resül KAR

 
Etiketler:
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Anketler
TİRE'NİN YENİ STADININ ADI SİZCE NE OLSUN?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
46
41
4
4
14
22
2
Galatasaray
44
47
6
2
14
22
3
Fenerbahçe
44
44
2
8
12
22
4
Beşiktaş
41
41
3
8
11
22
5
Kayserispor
35
30
5
8
9
22
6
Sivasspor
34
30
8
4
10
22
7
Trabzonspor
33
36
5
9
8
22
8
Göztepe
33
35
7
6
9
22
9
Kasımpaşa
29
34
9
5
8
22
10
Yeni Malatyaspor
28
24
8
7
7
22
11
Bursaspor
27
31
9
6
7
22
12
Akhisarspor
27
28
9
6
7
22
13
Gençlerbirliği
25
29
9
7
6
22
14
Antalyaspor
24
26
10
6
6
22
15
Alanyaspor
21
34
13
3
6
22
16
Atiker Konyaspor
21
23
11
6
5
22
17
Osmanlıspor FK
19
31
13
4
5
22
18
Kardemir Karabükspor
12
15
16
3
3
22
Arşiv Arama
BİK İlan Portalı

 
Haber Yazılımı