Yazı Detayı
02 Nisan 2014 - Çarşamba 10:36 Bu yazı 6181 kez okundu
 
SAYISAL DERSLERDEKİ BAŞARISIZLIKLAR
MELDA TOPRAKÇI
 
 

Biz bu yazıda öğrencilerimizin sayısal derslerde neden başarılı olamadığı üzerinde duracağız ve çözüm yolları arayacağız. ‘Çok farklı değişkenlerin etkilediği öğretme öğrenme sürecinde neden öğrencilerimiz arzu edilen düzeyde başarılı olamıyor?’ sorusunun basit cevabı olmadığı gibi sayısal derslerde başarılı olmanın yollarını da doğrudan göstermek oldukça zor. Bunun yerine bir matematik eğitimcisi olarak sayısal derslerin öğretilmesinde başarısız olmamızın nedenlerine odaklanarak başarılı olmanın yollarına ışık tutmaya çalışacağız.

Öğretmenlerin öğretme pratikleri öğrenenlerin öğrenmelerini doğrudan etkilediğine göre öğretmenler olarak, eğitimciler olarak, hatta anne ve babalar olarak öğrencilerimizin başarısızlıklarının nedenini kendimizde aramalıyız. 
Öğrenciler daha küçük yaşlarda kendi gelecekleriyle ilgili tercihlerini yapamadan onların yerine anneleri-babaları olarak önlerine hedefler koyuyoruz. Ortaokul ve oradan liseye giderken ulaşacakları nihai hedef üniversitedir. Dolayısıyla, ortaokul ve lisede verilen eğitim hizmeti öğrencilerin bu hedefe ulaşmalarını sağlamaya odaklanıyor.

Çocuklarımızın üniversitelerde ‘en iyi’ (bize göre en iyi) bölümlerde okumalarını istiyoruz. Genellikle toplumumuzda ‘en iyi’ olarak algılanan bölümlere girebilmek için sayısal puanlar alınması gerekiyor. Çocuklarımızın kendi tercihleri sayısal alanlar olmasa da ortaokuldan başlamak üzere bizim çizdiğimiz yol haritası nedeniyle lisede, dershanelerde kendilerini ağırlıklı olarak matematik, fizik, kimya gibi sayısal derslerin ortasında buluyorlar. Dahası yaygın olarak matematikte başarılı olan öğrencilerin okulda diğer derslerde de başarılı olacağına inanılır. Böylece okulda başarılı olmak ve üniversitede iyi bölümlere girmek adına çocuklarımıza çizdiğimiz yol haritasının tam ortasında matematik yer alıyor.

SOĞUK, SEVİMSİZ BİR DERS OLARAK GÖRÜLÜYOR

Sayısal derslerin amacı “öğrencilere bilimsel süreç becerisi kazandırmaktır”. Bu temel amacı matematik dersi için açalım: Okul matematiği öğrenciye matematiğe değer vermeyi, akıl yürütmeyi, matematiği bir iletişim aracı olarak kullanmayı öğretmeli ve öğrenciyi iyi bir problem çözücü olarak yetiştirmeli. Peki, okul matematiğinin bu temel amaçlarına biz ülkemizde ulaşabiliyor muyuz? Okullarımızda matematik dersi okuyan öğrencilerimiz problem çözme becerisine sahip oluyor mu? Matematiği bir iletişim aracı olarak kullanabiliyorlar mı? Akıl yürütme ve ilişkilendirme becerileri gelişiyor mu?

ANLAMLI ÖĞRENME, MATEMATİKSEL DÜŞÜNMENİN GELİŞMESİNE BAĞLI

• Öğretmenin kitapta yer alan içeriği farklı örneklerle yeniden açıklaması, farklı çözümlerle problem çözme etkinliklerini zenginleştirmesi, kitaptaki çözümleri veya ispatları sınıfta yeniden adım adım öğrencilerle birlikte sesli düşünerek inşa etmesi, öğrencileri akıl yürütme ve soyutlama sürecine aktif olarak katması öğrencilere anlamlı öğrenme deneyimi kazandırır.

• Bugün matematik öğretmeni, matematikteki başarıyı; formülleri, kural ve yöntemleri anında uygun bir şekilde kullanabilme olarak görüyor. Formülü veya hesaplamayı doğru icra edebilmeyi yeterli buluyorlar. Matematikte anlamlı öğrenme öğrencinin formülleri bilmesi, hesaplamaları doğru yapmasına değil kavramları, işlemleri anlamasına ve matematiksel düşünmesinin gelişmesine bağlı. Okullarımızda konuların çok sayıda birbirine benzeyen alıştırma türünden örnek sorular çözülerek verilmesiyle öğrencinin işlemsel bilgisinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Bunun yerine matematik derslerinde kavramsal bilginin kazandırılması amacıyla, nedenlerin, niçinlerin tartışıldığı akıl yürütme ve yorum yapmayı işe koşacak konunun özünü kapsayacak araştırma türünden problemlere yer verilmeli.

Matematiği öğrenmeye çalışmakla matematiği öğretmeye çalışmak arasında bir fark var mıdır? Bence ikisi de aynı kapıya çıkıyor. Ben öğretirken aynı zamanda öğreniyorum. Özetle, sayısal derslerde öğrencilerin başarısızlığı konusu doğrudan öğretme pratiklerimize bağlıdır. Ne zaman öğretmen olarak bilgi aktarmaktan çok daha önemli ve zor bir işimizin olduğunun farkında olursak öğrencilerimiz de sayısal derslerde başarılı olmanın yollarını keşfetmiş olacak. Bu zor iş öğrenciye hazır bilgileri aktarmak değil, ona bilgiye ulaşma, bilgiyi kullanma ve problem çözme becerileri kazandırmaktır. Öğrencilerimizin okul sırasında sayfalar dolusu bilgiye ihtiyacı yok. Bilgileri alabilecek ve hazmedebilecek bilimsel bir zihin olgunluğuna ihtiyacı var. Yani öğrencinin bilimsel süreç becerisine sahip olması gerekir. Aradığımız çıkış yolu da buradan geçiyor.

 

 
Etiketler:
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Anketler
TİRE'NİN YENİ STADININ ADI SİZCE NE OLSUN?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
32
33
3
2
10
15
2
Medipol Başakşehir
30
25
3
3
9
15
3
Fenerbahçe
29
31
2
5
8
15
4
Göztepe
27
28
4
3
8
15
5
Beşiktaş
27
23
2
6
7
15
6
Kayserispor
27
23
2
6
7
15
7
Trabzonspor
25
31
4
4
7
15
8
Bursaspor
24
27
5
3
7
15
9
Sivasspor
22
20
7
1
7
15
10
Akhisarspor
19
20
6
4
5
15
11
Kasımpaşa
18
24
7
3
5
15
12
Alanyaspor
17
26
8
2
5
15
13
Yeni Malatyaspor
16
18
7
4
4
15
14
Osmanlıspor FK
14
22
9
2
4
15
15
Atiker Konyaspor
14
15
9
2
4
15
16
Antalyaspor
14
15
7
5
3
15
17
Gençlerbirliği
12
19
9
3
3
15
18
Kardemir Karabükspor
8
13
11
2
2
15
Arşiv Arama
Haber Yazılımı