Yazı Detayı
17 Mart 2014 - Pazartesi 11:23
 
‘ÇOCUK - AİLE – OKUL’ ÜÇGENİ
MELDA TOPRAKÇI
 
 

Okul, çocuğun yaşamında ailesinden sonra katıldığı ilk toplumsal kurumdur. Okul dönemi yalnızca başarılması gereken dersler ve sınavlardan ibaret değildir. Çocuk, öğretmen ve arkadaşlardan oluşan bu toplumda yerini alma gibi üstesinden gelmesi gereken yeni bir durumla da karşı karşıyadır. Aslında bu dönem yalnızca çocuk için değil, ebeveynler için de yeni heyecanlar ve tatlı yorgunlukları beraberinde getirir. Çocuğun okul çağını en verimli şekilde geçirmesi için kendisine verilen bilgileri, yeterli düzeyde almasının yanı sıra, kendisinden ve yaşamdan hoşnut olan, bunu yakın çevresiyle de paylaşabilen mutlu bir birey olarak yetişmesi için aile ve öğretmenlere önemli görevler düşmektedir.

Yaşamın her alanında olduğu gibi çocuğun öğrenim döneminde de aşılması gereken birtakım güçlükler olabilmektedir. Okul yaşamı sürecinde çocuk ve ailesi ile okulu karşı karşıya getiren en yaygın sorun okul başarısızlığıdır. “Okul başarısızlığı” çocuğun akademik bilgiyi yeterince edinemediğinin, içinde bulunduğu eğitim sisteminin ölçme araçlarıyla tespit edilmesi olarak tanımlanabilir. Bu sorun, ebeveyn ve öğretmenlerce geniş açılı bakış ve işbirliği içinde, yapıcı bir tutumla ele alındığı takdirde kolaylıkla çözümlenebilir. Sorunun nedeni ve çözüm seçenekleri her çocuk için kendine özgü farklılıklar gösterse de, başarısızlık nedenleri genel çerçevede birkaç başlık altında toplanabilir.

OKUL BAŞARISIZLIĞININ NEDENLERİ

Çocukla ilişkili nedenler. Çocuğun bilgiyi edinmesi ve bu bilginin kalıcılığının sağlanması sürecinde çocuğa bağlı sorunlar daima titiz bir araştırma ve tıbbi müdahale gerektirir. Bu sorunlar aşağıda belirtilen durumlara bağlı olabilir:

- Zekâ Geriliği

  -Öğrenme Bozuklukları

  -İletişim Bozuklukları

  -Gelişimsel Bozukluklar

  -Dikkat Eksikliği / Hiperaktivite Bozukluğu

 Zeka Geriliği :

Çocuğun genel entelektüel işlevselliğinin yaş grubuna göre ortalamanın önemli ölçüde altında olmasıdır. Hafif, orta, ağır ve ileri dereceleri vardır. Akademik zekâ başarı için gerekli görülmekle birlikte, başarıyı garanti etmediği düşünülmektedir. Başarı için birtakım duygusal niteliklere ve iletişim becerilerine sahip olmak önemli görülmektedir. Bu nitelikler şunları kapsar: Empati kurabilme, duyguları ifade etme ve anlama, mizacını kontrol etme, bağımsız davranabilme, uyum sağlayabilme, kişiler arası sorunları çözebilme, sebat gösterebilme, sevecen, nazik ve saygılı olabilme.

Zekâ ve zekâ testleriyle ilgili araştırmalar, çocuğun düzeyini salt bilgiye dayanan yetilerle ölçmenin doğru olup olmadığını sorgulamaktadır. “Çoklu Zekâ” kuramına göre çocuğun bilinen 8 zekâ türünden (sözel-dilsel, mantıksal- matematiksel, müziksel-ritmik, bedensel-kinestetik, görsel-uzamsal, içsel, kişiler arası, doğal) en az birine sahip olduğu düşünülmektedir. Buna göre çocuk pek çok alanda değerlendirmeye tabi tutulmalı ve öne çıktığı alana göre eğitim alması sağlanmalıdır.

Öğrenme Bozuklukları :

Çocuğun belirli alanlarda (okuma, matematik, yazılı anlatım) yetersizlik gösterdiği bozukluklardır. Bu çocuklar, örneğin matematik bozukluğunda, işlem yapmakta, sayı kavramını algılamakta, sembolleri ve çarpım tablosunu öğrenmekte zorlanırlar. Okuma başarıları, yazma becerileri, ölçülen zekâ düzeyi ve alınan eğitim göz önünde tutulduğunda beklenenin önemli derecede altındadır. Bu yetersizlikleri çocukların toplumda farklı ve başarısız algılanmalarına sebep olur, eğitimlerini olumsuz yönde etkiler. Çocuğun sosyal ilişkileri bozulur ve kendine güveni azalır. Çocuk ders çalışmayı, ödev yapmayı, kitap okumayı sevmez, çabuk sıkılır, çalışırken birisinin yönlendirmesine ihtiyaç duyar.

Öğrenme güçlüğü yaşayan çocukların öğrenme süreçleri farklıdır. Çocuğun hangi alanda yetersizlik yaşadığı klinik ortamda birtakım test ve tetkiklerle belirlendikten sonra çocuğa özgün özel eğitim programı yapılarak, aile - öğretmen işbirliği ile tedavi yürütülmelidir.

Dikkat Eksikliği / Hiperaktivite Bozukluğu :

Bu çocuklar dikkatlerini uzun süre belirli bir konu üzerinde yoğunlaştıramaz, çabucak sıkılarak başka konulara geçerler. Dürtüsellikleri nedeniyle, isteklerini erteleyemez, davranışlarının sonuçlarını düşünmeden hareket ederler. Yerlerinde uzun süre oturamaz, sürekli hareket eder, çok sık düşüp yaralanırlar. Çalışmaları dağınıktır ve eşyalarını sık sık kaybederler. Tüm bu özellikler çocuğun okula uyumunu zorlaştırır ve normal zekâ düzeyine karşın öğrenme güçlüğü yaratarak ders başarısını önemli ölçüde düşürür.

Aileyle İlişkili Nedenler :

Aile içi huzursuzluk ve şiddet, ailede ağır hastalık, ebeveynlerden birinde alkol, madde bağımlılığı ya da diğer bir psikiyatrik bozukluğun varlığı, ağır maddi güçlükler ve buna bağlı uygun çalışma ortamının olmayışı çocuğun okul başarısını en çok düşüren nedenlerdir.

Ebeveynlerin çocuğun ilgi ve kapasitesini göz ardı ederek yüksek başarı beklemeleri, bu beklentinin karşılanmadığı durumda da çocuğun sürekli eleştirilmesi, onur kırıcı sıfatlarla nitelenmesi (tembel, dağınık, pısırık, vb...) ve başka çocuklarla kıyaslanması çocuğun kendine güvenli bir kişilik geliştirmesini engeller. Böyle bir tutum çocuğun kaygı düzeyini artırarak okul başarısının daha da düşmesine yol açmaktadır.

Okul ve Eğitim Sistemi İle İlgili Nedenler :

Okula yeni başlayan bir çocuğun okulda başarılı ya da başarısız olmasında aile ve çevrenin etkisi kadar öğretmenin tutum ve davranışlarının da etkisi vardır. Başarılı bir öğrenme ortamının oluşturulmasında, çocuğun okulu ve dersleri sevmesinde, öğretmenlerin özellikle ilköğretim okulu öğretmenlerinin etkisi büyüktür. Bu dönemde okulu ve dersleri sevmeyen öğrenci ilerdeki öğrenim hayatında da okumayı ve dersleri sevmemekte, bu da öğrencinin öğrenim hayatının başarısız geçmesine neden olmaktadır. Okuldaki eğitim ve öğretim programının çocukların gelişim seviyelerine uygun zenginleştirilmiş programlar olması, öğretmenin bilgi aktarımını doğru yapabilen, disiplini sağlayabilen, araştırıcı etkili öğretmenlik yetilerine sahip olması gerekmektedir

Öğrencilerin öğrenim yaşamları süresince dünya, ülke ve kendi gerçeklerini göz önüne alan bir bakış açısı oluşturabilmeleri, kendilerine hedefler belirleyebilmeleri için öğretmen ve anne-babalar çocukla birlikte düşünmeyi başarabilmelidirler. 

 
Etiketler:
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Anketler
TİRE'NİN YENİ STADININ ADI SİZCE NE OLSUN?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
47
52
6
2
15
23
2
Medipol Başakşehir
46
41
4
4
14
22
3
Fenerbahçe
44
44
2
8
12
22
4
Beşiktaş
41
41
3
8
11
22
5
Kayserispor
35
30
5
8
9
22
6
Sivasspor
34
30
8
4
10
22
7
Trabzonspor
33
36
5
9
8
22
8
Göztepe
33
35
7
6
9
22
9
Akhisarspor
30
31
9
6
8
23
10
Kasımpaşa
29
34
9
5
8
22
11
Yeni Malatyaspor
28
24
8
7
7
22
12
Bursaspor
27
31
10
6
7
23
13
Gençlerbirliği
25
29
9
7
6
22
14
Antalyaspor
24
26
10
6
6
22
15
Alanyaspor
21
34
13
3
6
22
16
Atiker Konyaspor
21
23
12
6
5
23
17
Osmanlıspor FK
19
31
13
4
5
22
18
Kardemir Karabükspor
12
15
16
3
3
22
Arşiv Arama
BİK İlan Portalı

 
Haber Yazılımı