Yazı Detayı
03 Mart 2014 - Pazartesi 09:53 Bu yazı 1467 kez okundu
 
BİTMEDİ BOSTAN OLMADI KARPUZ
HÜSNÜ BARIŞAN
 
 

Siyasal partiler genelde belli bir siyasal ve dinamik inanç ve eğilimi taşıyan kişiler tarafından oluşturulur. Kurumları ve üyeleri birbirlerine benzer düşünce ile bağlanmalı nakdi çıkarlar esas alınmamalıdır. Ortak düşünce kuvvet kaynağıdır. Çeşitli tehlikelere hatta kaba kuvvete karşı haklı olduklarına inanan kişiler bu dayanışma sayesinde savaş verir. Bu aynı fikirlerdeki kişilerin açık ve gizli faaliyette mutlaka birbirlerine saygılı ve güvenli olmalı kırıcı olmamalıdır. Bu nitelikler siyasal partilerin tüzel kişiliğe sahip olma arayıcılığından daha önemlidir.

Ulusal sınırlar içinde faal olan partilere ulusal partiler, faaliyetini sınır dışına taşıran siyasal partilere uluslararası partiler denir.

Osmanlıda 1859’da kurulan Fedailer Cemiyeti tarihimizde ilk siyasal parti olarak kabul edilebilir. Daha çalışmaya başlamadan kapatılmıştır. Bundan sonra birkaç aydın Türk Fransa’da İttihat ve Terakki Cemiyetimi kurdu. Bunu çok sayıda kurulan ve kapatılan, feshedilen çok sayıda siyasi parti tarihte yerini aldı. Oldukça ilginç ve öğretici olan bu yıllarda cereyan eden olayların incelenmesi son derece faydalı ve gereklidir. Bir başka yazıda bu konuyu ele alma dileği ile biz ana konumuz siyasal partiler ile günümüz konularına dönelim.

Hemen hemen herkeste vatandaş sıfatı ile içinde yaşadığı topluluğa bir hizmette bulunmak ona yararlı olma isteği vardır. Maddi olanakları olanlar buna çok kez hayırlı işler yaparak doğrudan doğruya veya dolaylı yollarla kişilere yardımcı olarak topluma yararlı olmaya çalışır. Bu arada beğendiği partiye oy verir. Bazıları da halka çeşitli hizmetler verecek olan bir partiye üye olmayı seçebilir. Bunun anlamı halkın siyasal bir güce katılma olanağı bulması ve de siyasal partinin de kendi ilkelerini benimsemiş vatandaşların bilgi ve becerilerinden yararlanmasıdır. Biri tüzel diğeri özel olan kişiler arasındaki bu anlaşma birbirleri üzerinde egemenlik kurma anlamına gelmez. Kişi üyesi olduğu siyasal partinin ilkelerine saygı göstermek ve uyum sağlamak zorundadır. Aynı şekilde parti de üyesi olan kişinin saygınlığını kişilik haklarını küçümsemeye zedelemeye hakkı yoktur.

Eğer bir Belediye Başkanı bir bir arkası seçimleri kazanıyorsa orada mensup olduğu partiyi değil o kişiyi kutlamak gerekir. Büyük bir olasılıkla parti o başkanın sayesinde o bölgede oylarını dahi arttırır. Çok özel durumlar dışında yıllarca hemşerilerine hizmet veren ve büyük saygı ve beğeni toplayan bir Başkan için gençlere yol açma ya da yerini de deneme tarzındaki savlar, iddialar gülünçtür ve ayıptır. Dünyada değer devletlerde benzeri uygulamaların olacağını sanmıyorum.

Şehri ve oturanlarını çok sevdiğim ve orada kalmaktan büyük zevk aldığım Fransa’nın bir şehrinden bahsetmek istiyorum. Gençleri ve diğer yaş grubu insanları hepsi birbirlerinden tatlı, örneğin bir kişiye sokakta adres sorarsanız canla başla tarif ediyor. Hatta bazen de sizi götürmeye kalkışıyor.

Üniversitenin özellikle Tıp Fakültesi çok ünlü. Tarih boyunca çok önemli kişiler bu üniversitede okumuş. Örneğin bir yazar ve filozof olan Rabeleis buradan mezun olmuş öğretim kadrosunda hem tıp hem hukuk profesörü olarak yer almış. Ünlü Gargantua kitabının yazarı Rabelais kötülüğün insan içinde olduğunu ve kötülükle birlikte dünyaya geldiğini iddia eder. Yumurtadan çıkmakta olan timsah yavrusuna parmağımızı uzatırsanız hemen kapmak ister. O daha doğarken vahşi ve saldırgandır. İnsan da doğuştan kötü ve bencildir.

Çok beğendiğim bu şehirden bahsetmemin nedeni son ziyaretimde öğrendiğim bir özelliğidir.

Evet şehrin Belediye Başkanı OTUZ YIL’a yaklaşan bir süreden beri Belediye Başkanıdır. Her seçimde siyasal parti aynı adayı göstermiş ve seçmen onu seçmiştir. Parti gençlere fırsat tanıyalım dememiş seçmen başka adaylara oy vermemiştir. Başkan bağımsız aday olmamıştır, mensup olduğu partide ön saflarda yer alan bir parti değildir. Sıralamada sonlarda yer almaktadır. Hepimiz şu günlerde yaklaşan yerel seçimlerin normal bir seçim ortamında cereyan etmediğini görüyoruz. Zira partiler yapacakları veya yapmayı düşündüklerini anlatmayı bir kenara bırakmıştır. Her türlü imgeleme sınırlarının ötesinde akıl almaz hırsızlık ve yolsuzluk itham ve iddiaları havada uçuşmaktadır. İktidar gücünü elinde tutanlar acayip savunmaların yanı başında deyimi caizse tüm cephelerde muhalif tutum içinde olanlara karşı genel bir taarruz başlatmıştır.

İşte tam bu sıralarda geçmişi ta 1880’lere Paris’e kadar geride olan Ana Muhalefet Partisinin adayları saptamada yetersiz tutum ve Acemice davranışı ‘ sebebi ne olursa olsun ‘ kabul edilemez.

Avrupa’da pek çok dilde amma özellikle Türkçe ve Yunanca ’da geniş kullanma alanı olan OLMAK fiilinin kullanımı ile, kamu oyu değerlendirilmesi de göz önünde tutularak açık ve sarih bir ifade ile haykırıyoruz: Anan Muhalefet Partisi çok sayın Genel Başkanı ve üst düzey Yöneticileri: BU İŞ OLMADI!

 
Etiketler: BİTMEDİ, BOSTAN, OLMADI, KARPUZ
Yorumlar
Haber Yazılımı