Yazı Detayı
01 Mart 2014 - Cumartesi 10:09 Bu yazı 1718 kez okundu
 
ŞİKAYETNAME
HÜSNÜ BARIŞAN
 
 

Büyük Türk Şairi Fuzuli (1483-1556) Irak’ta Kerbela’da doğdu. 1534’re Bağdat’ın Kanuni Süleyman (1494-1566) tarafından alınması sırasında yazdığı kasidelerle padişahın dikkatini çektiği ve bazı araştırmalara göre kendisine ayda bazılarına göre ise günde dokuz akça maaş bağlandı. Bu ödeme bir nevi emekli aylığı gibi idi. Fuzuli’nin Türbesi Kerbela’dadır.

Türkçe, Farsça, Arapça olmak üzere üç tane Divanı vardır. Türkçe Divanında Türk Dilini ve Türkleri över. Türkler için: “Evrak-ki cüz’i azam-ı tertib-i alem” yani Türkler tüm alemin en büyük parçasıdır ifadesini kullanarak Türkü ve onun ulusal kimliğini açığa vurur.

Farsça Divanı 3000 beyittir. Birkaç Türkçe çevirisi vardır. Arapça Divan Türkçe ve Farsçadan sonra hacim yönünden üçüncü sırada yer alır.

Fuzuli’nin şiirlerinin büyük bir bölümü bestelenmiştir. Tıpkı kuran hafızları gibi Fuzuli Divanlarından herhangi birini baştan aşağı ezberleyenler vardır.

Bir başka yazımızda da temas ettiğimiz gibi Venedik kökenli Yunanlı Kornaros Gonzalos(17.yy)ın Erotokritos’ı ve İngiliz Shakespeare (1564-1616) Romeo-Juıet aşk öykülerinin benzeri “Leyla ile Mecnun’da normal bir aşktan Tanrı aşkına dönüş incelenir. Bu eser Türk dilinin en üst düzeydeki manzum eserlerinden biridir. Bağdat Beylerbeyi Veys Paşa’ya ithaf edilmiştir. En az on beş dile çevrilmiştir. Rusya’da operası yapılmış, bilinen bir deyimle, aylarca kapalı gişe oynamış ve rekorlar kırmıştır.

Fuzuli’nin eserleri çeşitli ülkelerde bazen onlarca bazen yüzlerce kez basılmıştır. Türkiye ve İran eserlerinin en çok basıldığı ülkeler arasında yer alır.

Fuzuli’nin eserlerini ve kendisini incelemek için aylar yıllar yetmez. O hem şair hem nesir yazarı, hem filozof ve hem bilim adamıdır. Dinsel konulara en üst düzeyde duygusal yaklaşımlarla girmiştir.

Ben, değerli okurlara belki de birçoğunun bildiği ve yukarıda kelime ile temas ettiğimiz kendisine bağlanan emekli ödemesini almak için resmi yerlere başvurduğunda karşılaştığı durumu anlatan Nişancı Celaizade’ye gönderdiği şiiri almayı uygun gördüm.

Bu şiiri seçme içinde yaşadığımız günlerde sözlü ve yazılı basında ve de dolaşan rivayetlerde yer alan hırsızlık ve rüşvet iddialarının bendeki bir nevi çağrışımıdır. Öyle anlaşılıyor ki bu tip iddia ve olaylar tarihin her döneminde yer almıştır.

Şiirin birinci mısrası ünlüdür. Genelde bu mısra ile anılır:

SELAM VERDİM RÜŞVET DEĞİLDİR DİYE ALMADILAR

Hüküm gösterdim, faydasızdır diye iltifat etmediler. Gerçi görünürde itaat eder gibi davrandılar amma bütün sorduklarıma hal diliyle karşılık verdiler.

Dedim: Ey arkadaşlar, bu ne yanlış iştir, bu ne yüz asıklığıdır? Dediler: Bizim adetimiz böyledir.

Dedim: Benim rüyetimi gerekli görmüşler ve bana teaüt beratı vermişler ki ondan her zaman  pay alam ve padişaha gönül rahatlığı ile dua kılam.

Dediler: Ey zavallı! Sana zulüm etmişler ve gidip gelme sermayesi vermişler ki ondan faydasız mücadele edesin ve uğursuz yüzler görüp sert sözler işitesin.

Dedim: Beraatimin gereği niçin yere gelmez ?

Dediler: zevaattir, husülü, mümkün olmaz.

Dedim: Böyle evkaf zevzidsiz olur mu?

Dediler: Asitanenin masraflarından artarsa bizden kalır mı?

Dedim: vakıf malın dilediği gibi kullanmak vebaldir.

Dediler: akçamız ile satın almışız, bize helaldir.

Dedim: Hesaba alsalar bu tuttuğunuz yolun fesadı bulunur.

Dediler: Bu hesap kıyamette sorulur.

Dedim: Dünyada dahi hesap olur, haberin işitmişiz.

Dediler: Ondan dahi korkumuz yoktur. Katipleri razı etmişiz.

Gördüm ki sualime cevaptan başka nesne vermezler ve bu berat ile hacetim kılmağın reva görmezler, çaresiz mücadeleyi terk ettim ve mey’us ü mahrum guşe-i uzletime çekildim.

BÜYÜK TÜRK ŞAİRİ FUZULİ’Yİ SAYGI VE RAHMETLE ANIYORUZ.

SÖZLÜK

Zevait : vakıf geliri

Asitane: büyük tekke, şeyh kapısı

Vebal : günah

Fesad: ortalığı karıştırma

Berat: ayrıcalık belgesi

Reva: uygun

Guşe-i uzlet : tenha ve ıssız köşe 

 
Etiketler: ŞİKAYETNAME
Yorumlar
Haber Yazılımı