Yazı Detayı
04 Şubat 2016 - Perşembe 23:08 Bu yazı 2798 kez okundu
 
ERDOĞAN MODELİ BAŞKANLIK SİSTEMİ…(Model Belli Oldu: R.T.E.Kaynaklı Otoriter Başkanlık)
DR. M. ALEV COŞKUN
 
 

En sonunda Erdoğan’ın kafasının içindeki “Başkanlık Modeli” nin ana esasları belli oldu.

Bilindiği gibi,Erdoğan, özellikle son beş yıldır “Başkanlık Sistemi” üzerinde konuşuyor,bu modeli sürekli ,  kendisi  yada  Burhan Kuzu  gibi yakınları aracılığıyla kamu oyuna pompalıyordu.

 Başkanlık sistemi isteniyor da,içeriği nasıl olacak? Kuvvetler ayrılığı ilkesi nasıl işleyecek? Siyasal iktidarın o korkunç gücü nasıl dengelenecek? Haklar ve özgürlükler nasıl korunacak? Tarafsız ve bağımsız yargı nasıl kurulacak? Bu sorulara bir türlü doyurucu yanıtlar verilmiyordu.

Bu sorular neden soruluyordu? Çünkü, ABD de uygulanan gerçek başkanlık sisteminde katı kuvvetler ayrılığı kuralı kesin  olarak geçerlidir.Başkan her istediğini yapamaz,Parlamentoya egemen olamaz,parlamentoya yasa teklifinde bulunamaz,kendi atadığı bakanlar kurulu bile  parlamentodan onay almadan göreve başlayamaz.Denge ve denetim sistemi vardır ve Parlamento  her an yürütmeyi denetler.Oysa,yetkiyi çok seven,benim valim,benim genel müdürüm ,benim bakanım  söylemlerini çok seven,bütün yetkileri elinde toplamak isteyen,Meclisteki kendi parti grubunun oluşumu için  illerin milletvekili listelerini bizzat yapan Erdoğan,acaba neden katı kuvvetler ayrılığı  sistemini istiyor, her şeye egemen,meclise egemen,neden kendisini sınırlamak istiyor diyen yazarlar,bilim adamları vardı . Başkanlık sistemini ve hukuk devleti kurallarını iyi bilen Anayasa  ve siyaset bilimi öğretim üyeleri Erdoğan’ın bu başkanlık istemi istemlerine  kuşku ile,şüphe ile bakıyorlardı…Nasıl bir başkanlık sistemi? Nasıl bir kuvvetler ayrılığı modeli ? biçiminde  sorular soruyorlardı. Ama, Erdoğan  ve onun Başkanlık sistemi  goygoycuları bu  önemli sorulara yanıt vermekten kaçınıyorlardı.

Sonunda,geçen hafta bu sorular ve kuşkular çözüldü..

Erdoğan bu kuşkuları dağıttı,  tüm sorulara bir cümle ile yanıt verdi: Şöyle ki:

“1.Başkanlık sistemi Türk Tipi olacaktır.(Bağırarak hatta şöyle dedi: Başkanlık sistemi Türk tipi olamaz mı?” 2.Kuvvetler ayrılığı değil, Kuvvetler uyumu olacaktır.”

Bu iki temel kuralın anlamı açıktır. Erdoğan’ın istediği Başkanlık sistemi ile,”bütün kuvvetlerin Başkanın elinde toplandığı” bir modele gidiyoruz. Başkanlık sisteminde kuvvetlerin uyumu olmaz. Bunun tersine, kuvvetlerin birbirini denetlemesi olur. Bu   önerilen sistem, başkanlık sistemi değildir. Zaten kendisi de bunu bildiği için “Türk Tipi Başkanlık Sistemi” adı veriyor.

Oysa, Başkanlık sisteminin temel ilkesi “sert kuvvetler ayrılığı”na dayanır.  Yukarıda belirtildiği gibi, Yasama,Yürütme,Yargı güçleri  birbirinden kesin çizgilerle ayrılır ve birbirinden bağımsızdır.Yasama kanunları yapar,yürütmeye karışmaz.Ama,yürütmeyi Meclis komisyonlarındaki sorgulamalarla çok sıkı biçimde denetler. Yürütme,yasaları uygular.Kanun teklifi yapamaz.Ayrıca başkan, kanun yetkisinde kararname de yayınlayamaz.Hatta,başkan Parlamentoya  gelmez,sadece yılda bir kez ülkenin durumunu anlatan bir konuşma yapar..Yargı ne yürütmeye nede yasamaya karışmaz,ancak hukukun üstünlüğü kuralı gereğince her iki organı denetler.

Katı Kuvvetler Ayrılığı

Bu sistemin  temeli,keskin ve katı kuvvetler ayrılığı ilkesi, ile denge ve denetleme (checks and balance)  düzeneklerine  dayanır.. Sistemin fikir babası da ünlü Fransız  düşünürü Montesquieu ‘dur. Montesquieu,Kanunların Ruhu (De l’esprit des lois-1748) adlı yapıtında,bir devlette,temel hak ve  özgürlüklerin ve hukuk devletinin  ancak kuvvetler ayrılığı ilkesiyle sağlanabileceğini belirtmiştir.Montequieu’ ya  göre siyasi iktidarı  ele geçirenler,bu güçlerini sürekli genişletmek isterler.Kendi iktidarlarını  sınırlayan  yasal engelleri sürekli ortadan kaldırmak isterler. Bu durum, aslında insanoğlunun en  zayıf tarafıdır, zaafıdır, düşkünlüğüdür. Siyasal iktidar sahipleri hele hatalar yaptılarsa, hele yolsuzluğa, hırsızlığa bulaştılarsa korkarlar ve kendilerini koruma altına almak için güçlerini  sürekli artırmak isterler.

Oysa,gerçek demokrasi ve temel haklara ulaşmak için siyasal iktidarın sınırlandırılması gereklidir. Buda, ancak  yasama,yürütme ve yargı güçlerinin birbirinden ayrılması ve birbirini denetlemesiyle mümkün olabilir.

Günümüzde, bütün çağdaş demokratik anayasalar, kesin  olarak kuvvetler ayrılığı ilkesine  dayanmaktadırlar.Tersi  durumda, hak ve özgürlükler zedelenir,ifade ve basın özgürlüğü  sağlam temellere dayandırılamaz,hukuk devleti  kurulamaz.

Bu kısa anlatımdan sonra,çıkarılan sonuç şudur: Recep Tayyip Erdoğan , siyasal gücün sınırlandırıldığı,denetim altına alındığı bir sistem değil,tamamen güçlerin kendisinde  toplandığı bir siyasal sistem istiyor.

Bunun da adı basit olarak “R.T.E Kaynaklı Otoriter Başkanlık Sistemidir.”

 
Etiketler:
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Anketler
TİRE'NİN YENİ STADININ ADI SİZCE NE OLSUN?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
32
33
3
2
10
15
2
Medipol Başakşehir
30
25
3
3
9
15
3
Fenerbahçe
29
31
2
5
8
15
4
Göztepe
27
28
4
3
8
15
5
Beşiktaş
27
23
2
6
7
15
6
Kayserispor
27
23
2
6
7
15
7
Trabzonspor
25
31
4
4
7
15
8
Bursaspor
24
27
5
3
7
15
9
Sivasspor
22
20
7
1
7
15
10
Akhisarspor
19
20
6
4
5
15
11
Kasımpaşa
18
24
7
3
5
15
12
Alanyaspor
17
26
8
2
5
15
13
Yeni Malatyaspor
16
18
7
4
4
15
14
Osmanlıspor FK
14
22
9
2
4
15
15
Atiker Konyaspor
14
15
9
2
4
15
16
Antalyaspor
14
15
7
5
3
15
17
Gençlerbirliği
12
19
9
3
3
15
18
Kardemir Karabükspor
8
13
11
2
2
15
Arşiv Arama
Haber Yazılımı