Yazı Detayı
26 Kasım 2014 - Çarşamba 10:01 Bu yazı 1442 kez okundu
 
ZEYTİN AĞACI
HÜSNÜ BARIŞAN
 
 

Zeytin ağacı yüksekliği 2-8 m arasında değişen kökleri toprağın derinliklerine giden bir ağaçtır. 12-15 m yüksekliğinde olanları vardır. Akdeniz kıyıları ve iç bölümler onun yetiştiği alanlardır. Dalları seyrek ve dağınık gövdeyi saran kabuklar esmer ve dağınıktır. Yapraklarının bir tarafı koyu bir tarafı açık yeşildir. Çiçekleri beyazdır. Meyvesi başlangıçta erik renginde sonradan siyaha döner. Meyvenin etli bölümünden % 25 oranında zeytinyağı çıkar. Ağaç 1000 yıla kadar yaşayabilir. Ağaç killi kireçli topraklar ve ılık iklimi sever. Genelde delice denilen yabani fidanların aşılanması ile yetiştirilir. Yurdumuzda meyvelerinin toplanmasına Ekim ayında başlanır. Ocak ayına kadar sürer. Tam meyve verme zamanı 30 yaşından sonra olur. Yemeklik zeytinler iyice olgunlaştıktan sonra toplanır.

Yurdumuzda Ege ve Marmara kıyı bölgelerinde, Akdeniz ve biraz da Karadeniz kıyılarında yetişir.

Asit derecesi düşük yağlar yemekte kullanılır. Yüksek asitli olanlar sabun üretiminde kullanılır. Zeytinyağı tıpta böbrek ve karaciğer hastalıklarında kullanılır.

Zeytin dünyada başlıca kuzey, güney 30-45 paralelleri arasında yetişir. 4-8 yıl sonra meyve vermeye başlar. Bir yıldan az bir yıl bol meyve veren bir bitkidir.

Günümüzde dünya zeytin üretiminde Türkiye, İspanya, İtalya ve Yunanistan’dan sonra dördüncüdür. En çok üretim yapan iller sırası ile Aydın, İzmir, Balıkesir, Bursa, Manisa ve Muğla’dır. Türkiye’nin son yıllarda gerek zeytin üretimi gerekse ihracatı düşmüştür.

Zeytinin tarihteki yerine bakacak olursak: M.Ö. 3500’de Girit adasında zeytin yetiştirildiği bilinmektedir. Sami halkları M.Ö. 3000’de zeytin üretimi ile uğraşıyordu. Homeros zamanında eski Yunanlılarda zeytinyağı vücut yağı olarak biliniyordu. M.Ö. 600’de Romalıların önemli tarım ürünleri arasında yer alır.

Hem eski Yunanlılarda hem de eski Romalılarda zeytinin çok sayıda özelliği vardır.

O besindir, ilaçtır, sanayide kullanılan maddedir. Zaferin sembolüdür. Savaştan başarılı dönen askerlerin başlarına zeytin dalı süsü takmaları adettendir. Barış sembolüdür. Yunan ve Roma tanrıları sembolleri arasında yer alır. Tüm eski dinlerin hepsinde kutsaldır. Eski Tanrılarda dinsel semboldür.

Türklerin eski dini olan Şaman dininde zeytin ve incir ağacı kesenlerin çarpılacağına inanılırdı. Bu çeşit inançlara Hristiyan ve Müslüman topluluklarına da rastlanır. Ne var ki yüzlerce zeytin ağacını kökleyen kişilere hiçbir şey olmaması bu inancın maalesef doğu olmadığını göstermiştir.

Televizyonda zeytin ağaçları kökünden çıkarılan köylü vatandaşların perişan haline üzülmemek mümkün mü?

Onlar bizim evladımızdı diye ağlaşan kadınların yürek parçalayıcı hallerini gören çok kişi ağladı.

Son bir gazete haberine göre ise zeytin ağacının ileride çıkacak Müslüman- Yahudi kavgasında Yahudileri arkalarına gizleyecekleri bu nedenle onların kesilmesi gerektiği yazılı.

Bilmiyorum bu yoruma sadece gülüp geçmeli mi?

Yoksa bir devlet büyüğümüzün sık kullandığı bir deyimle, bunları söyleyenler aşağılıktır mı denmelidir?

Ve son olarak rehberlik yaptığım yıllarda Finlandiyalı grup üyelerinin bana ilettiği bir bilgiyi paylaşmak istiyorum okurlarla. Şöyle demişti bana Finlandiyalı bir kişi: Bizim ülkemizde bir insan öldürmekle bir ağaç kesmek arasında fark yoktur. Verilen cezalar da birbirine çok yakındır. 

 
Etiketler: ZEYTİN, AĞACI
Yorumlar
Haber Yazılımı