Yazı Detayı
28 Ekim 2014 - Salı 11:47
 
DUT YEMİŞ BÜLBÜLLER
RIFAT SERDAROĞLU
 
 

Bülbül dutu çok sever, bir kere tattı mı duramaz, yedikçe yer sonunda ishal olur, ötemez. Ötmek için göğüs kafesini şişirip kuvvetle nefesini vermesi gerekir. Böyle yapınca da poposunu sıkamayacağından, altına kaçırmamak için bir süreliğine ötmez. Halk arasında bu deyimin açıklaması böyle yapılır!
Kuşbilimcilere göre ise, dut mevsimi aynı zamanda bülbüllerin tüy dökme zamanıdır. Hassas bir hayvan olan bülbül, tüy dökünce çirkinleştiğini bildiğinden utancından (!) ötmez, saklanır!
17/25 Hırsızlık-Yolsuzluk-Rüşvet Operasyonunu soruşturmakla görevli (!) TBMM Komisyonu, aylar sonra ilk kez çalışmaya başladı. Komisyon, dinleyeceği şüpheli kişilerden Pers Prensi Reza Zarraf ve “Reza 'nın önüne yatan” Bakanın yavrusunu TBMM' de dinlemesi gerekirken, bu sepetler yorulmasın diye, teee İstanbul'a gitti. Türk Milleti olarak soyulduğumuz yetmezmiş gibi, komisyonun yeme-içme-otel-seyahat masrafları da bizim cebimizden çıktı!
Komisyonun karşısına çıkan Dolar-Avro Milyarderleri, tıpkı dut yemiş bülbüller gibi sustular, ötmediler, yani konuşmadılar! İki pırlanta gibi, namuslu bu iki güzel çocuk (!) “tanık” olarak bile konuşmadılar.
Ceza Mahkemeleri Kanununun 48. Maddesi gereği, “Kendisi ve yakınları adına tanıklıktan çekilme” haklarını kullanıp, sustular. Geldikleri gibi son model zırhlı arabalarına binip, onlarca korumaları eşliğinde s.ktirolup gittiler…
Değerli Okurlar;
İzniniz olursa kafama takılan bazı şeyleri sizlerle paylaşmak isterim;
-Kendinizi bu iki sepetin yerine koyun. (Mesela dedik!)
Dedikleri gibi iftiraya uğramış olsanız, TBMM Komisyonu karşısında suskun kalır mıydınız? Yoksa iftiraya uğradığınızı delilleri- belgeleri ile ispat edip, alnınıza haksız yere sürülmüş bu kara lekeden kurtulmak mı isterdiniz?
-İlk yakalandığınız anda yaptığınız konuşmalarda, “Bize tuzak kuruldu, polis para sayma makinalarını-paraları yatak odalarımıza koymuş, bunlar bizim değil” deyip, “Hukuk Dâhisi” bir Savcının sizin için takipsizlik kararı vermesinden sonra “O paralar bizimdi, hemen iade edin” diye feryat eder miydiniz?
“Sükût İkrardan Gelir” Atasözünün anlamı; Bir suçlama karşısında susmak, suçlamayı kabul etmek demektir. Kişi nerede konuşacağını, nerede susması gerektiğini iyi bilmelidir. Kimi yerde söz gümüş, sükût altın olabileceği gibi, yerine göre de söz altından daha gerekli daha değerli olabilir.
Hırsızlık-Yolsuzluk-Rüşvet gibi “YÜZKIZARTICI” bir suçlama karşısında kalan kişi, GERÇEKTEN SUÇSUZ ise, kendisini savunmak için KONUŞMALIDIR.
Kişinin kendi hakkını koruması kadar doğal bir şey olamaz.
Fakat kişinin ar damarı çatlamışsa, yüzü kösele gibi olmuşsa, Allahtan korkusu kuldan utanması kalmamışsa, kısacası insanlıktan çıkmışsa, bir kuruş vergi vermeyen dünkü çocuk, bir garibanın 5 (BEŞ) yıllık maaşı karşılığı olan 60 Bin lirayı BİR AYLIK KİRA olarak verebiliyorsa ve Bakan olan babası ile onu Bakan yapan Başbakan bunlar için “Suçsuz bunlar” diyebiliyorsa, işte burası sözün bittiği yerdir.
Bunların suratlarına tükürseniz, yağmur yağıyor derler!

 
Etiketler:
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Anketler
TİRE'NİN YENİ STADININ ADI SİZCE NE OLSUN?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
46
41
4
4
14
22
2
Galatasaray
44
47
6
2
14
22
3
Fenerbahçe
44
44
2
8
12
22
4
Beşiktaş
41
41
3
8
11
22
5
Kayserispor
35
30
5
8
9
22
6
Sivasspor
34
30
8
4
10
22
7
Trabzonspor
33
36
5
9
8
22
8
Göztepe
33
35
7
6
9
22
9
Kasımpaşa
29
34
9
5
8
22
10
Yeni Malatyaspor
28
24
8
7
7
22
11
Bursaspor
27
31
9
6
7
22
12
Akhisarspor
27
28
9
6
7
22
13
Gençlerbirliği
25
29
9
7
6
22
14
Antalyaspor
24
26
10
6
6
22
15
Alanyaspor
21
34
13
3
6
22
16
Atiker Konyaspor
21
23
11
6
5
22
17
Osmanlıspor FK
19
31
13
4
5
22
18
Kardemir Karabükspor
12
15
16
3
3
22
Arşiv Arama
BİK İlan Portalı

 
Haber Yazılımı