Haber Detayı
20 Şubat 2016 - Cumartesi 00:31 Bu haber 11225 kez okundu
 
Şairleri kıskandıran kadim şehir,“Bayındır”
Bayındır’da tabiatın güzellikleri hayal gücünüzle yarışır. Kentin tüm güzellikleri tek başına birer mucizedir sanki. İnsan gözünün güzelliğe olan tutkusu ve buna aşinalığından mıdır nedir bilinmez, binlerce yıl bu topraklarda insanlar medeniyetler kurmanın dayanılmaz cazibesini yaşamışlardır.
Bayındır Haberi
Şairleri kıskandıran kadim şehir,“Bayındır”

Dağından yağ, ovasından bal damlayan kent olarak tarih kitaplarındaki yerini çoktan alan kadim şehir Bayındır şairleri bile kıskandıracak güzellikleriyle baş döndürüyor. “Güneş battığında hala parıldayan gün gibi aydınlık, insana huzur veren bir yer varsa, bilin ki, orası Bayındır’dır” demiş şair bu güzel ve çiçekler içindeki kenti tanımlarken. Belli ki gördüğü doğal ve tarihi güzellikler ister istemez onu da kıskandırmış. İzmir’e, 60 kilometre uzaklıkta bulunan, bereketli topraklar üzerine kurulmuş ve yeşilin bin bir tonunu barındıran Bayındır, tarihi ve doğasının yanı sıra, son yıllarda çiçekçilik alnında da adını duyurmayı başarmış. Yılın dört mevsimi rengarenk çiçeklerle bezeli çiçek seraları daha kente varmadan sizleri saf ve temiz güzelliği ile karşılayarak, adeta “hoş geldiniz” diyerek, selamlıyor.

İZMİR’İN İNCİSİ

İzmir’in incisi unvanını çoktan hak eden Bayındır’da,  tabiatın güzellikleri hayal gücünüzle yarışır. Kentin tüm güzellikleri tek başına birer mucizedir sanki. İnsan gözünün güzelliğe olan tutkusu ve buna aşinalığından mıdır nedir bilinmez, binlerce yıl bu topraklarda insanlar medeniyetler kurmanın dayanılmaz cazibesini yaşamışlardır. Küçük Menderes Havzası’nın etrafında şekillenen bu güzel ilçe, sırtını Bozdağlar’a yaslayıp, bambaşka bir hüviyet kazanırken, kuzeyde Çatma ve Çal Dağı, Kuzeybatıda Mahmut Dağı, güneyinde ise topraklarına bolluk ve bereket taşıyan Küçük Menderes Nehri ve meşhur ovasıyla çevrilidir. Bayındır’da tarih ne zaman başlar, ilk nefes ne zaman alınır bilinmez ama bu bereketli topraklara ilk gelen ve bir daha hiç ayrılmayan tek varlık “çiçek” olmuştur. M.Ö 3000’li yıllarda kentte Hititler egemenlik sürse de, Frigler ve Lidyalılar da sırasıyla kente hüküm sürmüşlerdir. Bayındır’ın tarih içindeki coğrafi konumu Bizanslıları’da kendine çekmeyi başarmıştır. Malazgirt zaferinden sonra kent Türklerin eline geçmiş, 24 Oğuz Boyu’ndan biri olan “Bayındır Boyu” bu bereketli topraklara kalıcı olarak yerleşmiştir. Selçuklu egemenliği ardından da şaşalı Osmanlı devri yaşanmış ve ilçenin tarihi Cumhuriyetle birlikte günümüze kadar ulaşmıştır.

DOST CANLISI İNSANLAR

İlçenin son derece samimi ve dost canlısı insanlarının da her fırsatta dile getirdiği gibi, Bayındır’ın iki meşhur kokusu vardır, “Çiçek ve tarih”. Mademki,  Bayındır,tarihinde ve çiçeğinde kokusunu üzerinde layıkıyla taşıyor, o zaman bu güzel kente vefa duygumuzu göstermenin de tam zamanı. Bayındır’da geçmişe dönük değer olarak görünen her şey aslında başlı başına bir değerdir. Bayındır, geçmişine sıkı sıkıya bağlı, tıpkı Anadolu coğrafyasının uzlaştırıcı özelliği gibi, geçmişi geleceğe taşıyan bir şehirdir. Doğa, insan ve coğrafya üçlemesi burada adeta mimari ile bütünleşir. Mimari eserlerin her biri durur bir başyapıt edasıyla sokaklarında, köylerinde, kimi zaman da yamaçlarında Bayındır’ın. Zannedersiniz ki, kent “inci gerdanlığı” ile karşılıyor sizleri. Bayındır’ın geçmiş zaman yapıları alır sizi savurur geçmişin derinliklerine, uzanırsınız tarihin sır dolu gizemine.

EFSUNLU KENT

Yaz, kış rengarenk çiçeklerle bezeli şirin cadde ve sokakları, kasaba masumiyetinin izlerini yüzlerinde taşıyan insanları ile sohbet etmeye başladığınızda içinizi kısa sürede bir mutluluk kaplayacak. Bayındır Kalesi ile başlayan tarihe yolculuğunuz, Dar’ulKurra Cami, Hacı Sinan Cami ve Medresesi, Çinili Mescit, Gömeçli, Kelleci ve Eskici Dede Türbeleri devam etmeli. Ermeni ve Rum Kiliseleri ise görülmeye değer bir başka gözde mekanlardan. Tarihi Tekel Hanı, Papaz Evi, hanlar ve tarihi çeşmeler ile adeta zamanın eşiğine sıkışmış İstasyon Garı ile zamanda yolculuk yaptığınız hissine kapılacaksınız. Alankıyı ve Çınardibi Yaylaları ile ilçeye 7 km uzaklıkta bulunan Ergenli ve Dereköy kaplıcaları doğanın sizlere cömertçe sunduğu nimetlerden sadece birkaçı. “Ey beni bu güne getiren Bayındır, içinden menderes geçen… Her defasında beni kalbine bağlayan dünden bu güne var eden… Kendine sevdalı eden Bayındır…” dizelerinin ne kadar haklı olduğunu bu güzel kenti gezip, görünce eminiz daha iyi anlayıp, hak vereceksiniz şaire. Görmek isteyene istediğini, onu yaşamak isteyene her şeyini verir Bayındır. Yeşildir, sarıdır, masmavidir. Tarihin ve sanatın emsalsiz çiçekler ile bir araya geldiği, dayanılmaz cazibesi, güneşin ve doğanın el ele tutuşup masmavi gökyüzünde dans ettikleri, tüm güzellik kurallarını yeniden yazan, belki de bir daha yeryüzünde bu kadar çok güzelliğin bir araya gelemeyeceği “efsunlu” bir yaşam alanıdır.

 

 

HABER:  Büyük Tire Haber Merkezi

 

 

 

Kaynak: Editör:
Diğer Fotoğraflar
Diğer fotoğrafları büyük görüntülemek için üzerini tıklayın.
Şairleri kıskandıran kadim şehir,“Bayındır”
Şairleri kıskandıran kadim şehir,“Bayındır”
Şairleri kıskandıran kadim şehir,“Bayındır”
Şairleri kıskandıran kadim şehir,“Bayındır”
Şairleri kıskandıran kadim şehir,“Bayındır”
Şairleri kıskandıran kadim şehir,“Bayındır”
Şairleri kıskandıran kadim şehir,“Bayındır”
Şairleri kıskandıran kadim şehir,“Bayındır”
Yorumlar
Haber Yazılımı